Altay yalnızca bir dağ değildir. O, hafızadır. Ölçüdür. İnsan olmanın sınırıdır. Alibek Askar’ın bu kitapta bir araya gelen hikâyeleri, dağın eteklerinde dolaşan sıradan insanların görünmeyen sınavlarını anlatır. Bir ayının safra kesesinde paranın kokusunu arayanlar… Bir koruma alanında korunamayan vicdanlar… Nehir kıyısında unutulan isimler… Söylenmeyen bir gerçeğin ağırlaşan sessizliği… Bu hikâyelerde doğa bir manzara değil insana ayna tutan bir güçtür. Hafıza bir nostalji değil, sorumluluktur. Hakikat ise ertelenebilecek bir söz değil, insan kalmanın şartıdır. Muztav’ın gölgesinde şekillenen bu anlatılar, okuru yüksekliğe değil, ölçüye çağırır. Çünkü insan dağdan iner ama eğer gerçekten görmüşse, dağ onun içinden hiç inmez. Alibek Askar, sade dili ve derin sezgisiyle çağımızın en temel sorusunu yeniden soruyor: İnsan, insan kalmayı başarabilecek mi?
Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.